Laz Fıkraları

Bu geceyi idare etsek yeter

Temel’İn karısı ölmüş, cenaze töreninden sonra bütün arkadaşları taziye için evine doluşmuşlar. Temel’in endişe dolu bakışlarını görünce “Merak etme Temel” demişler, “Daha çok gençsin, 2-3 ay sonra mutlaka seni mutlu edecek bir hanımla tanışırsın.” Temel “Biliyorum, biliyorum” demiş “Yahu ben sırf bu gece ne halt edeceğim onun sıkıntısındayım!”

Vatan Gazetesi, 09.Mayıs 2010 pazar

Rakamlar ve Temel

Öğretmen küçük Temel’e “Rakamları öğrenebildin mi?” diye sormuş.
“Evet öğretmenim, babam öğretti” demiş küçük Temel.
“Aferin ona. üçten sonra ne gelir?” Temel “Dört” diye cevap vermiş.
“Altıdan sonra?” Temel “Yedi.” Öğretmen “Çok güzel, baban iyi iş yapmış. Peki 10’dan sonra ne gelir?” Cevabı yapıştırmış Temel: “Vale!”

Vatan gazetesi, 07.03.2010 Pazar

St. Bernard ve Temel

Temel kış tatili için İsviçre’ye gidip bir rehberle anlaşmış. Birlikte ünlü Matterhorn tepesine tırmanmaya başlamışlar. Zirveye az kala müthiş bir çığ felaketi yaşamışlar ve kendilerini bir mağaraya atmışlar, mağaranın ağzı kalın bir karla örtülmüş ve mahsur kalmışlar. Geçmek bilmeyen 3-4 saat sonra İsviçre’nin meşhur dev St. Bernard köpeği boynunda klasik konyak fıçısıyla karları açıp içeri girmiş.
“Hurrraaa” diye bağırmış rehber, “İşte insanın en iyi dostu geldi” diye.
“Evet” demiş Temel, sevinçle konyak fıçısını sıkıca kucaklayarak, “Onu getiren köpeğin de iriliğine bak!..”

Vatan Gazetesi, 07.03.2010 Pazar

Temel, Issız Ada ve Kitap

2 yazar ve Temel, TV'de yayınlanan kültür programında sohbet ederlerken programı sunan spiker "Issız bir adada kalmak zorunda kalsanız yanınıza hangi kitabı alırdınız?.." diye bir konu ortaya atmış,
"Shakespeare'in tüm eserlerini..." demiş ilk yazar,
"Ben dini kitaplarımı yanıma alırdım..." demiş ikincisi..
"Valla," demiş Temel, "Bence en akılcısı 'Pratik Tekne Yapım Teknikleri' kitabını alıp götürmek..."

14.05.2009

Temel ve Buzdolabı..

Evinde her şeyi eksik 'Fakir Temel' bir vitrine bakakalıp dalınca mağaza sahibi "Buyrun efendim.." demiş, "Neye bakmıştınız?.."
"Yoo, öylesine baktım işte.." diye cevap vermiş Temel...
"Lütfen söyleyin, yardımcı olalım.."
" Ütü'ye bakmıştım ama param yok, alamam.."
"Bir anlaşma yapalım sizinle.." diye bir teklif getirmiş onun geniş omuzlarından, endamından hoşlanan mağaza sahibi.
"Nasıl?.."
"İçeri girin, arka odada ereksiyon haline geçin, ütüyü sapından oranıza asalım, şayet taşıyabilirseniz ütü sizin olacak..!"
Temel kabul etmiş, arka odaya geçmişler, bir müddet sonra ütü yerine asılmış, bir süre taşınmış ve kazanılmış..
Büyük bir mutlulukla evine gelen Temel durumu biraz da hava atarak eşi Fadime'ye anlatmış..
Akşam yatmışlar, erkeği ile gururlanan Fadime kocasına sokulmuş ama Temel sırtını dönüp uyumuş.. Bu durum 34 gün daha aynen devam edince "Temelim ne oluyor?.." demiş fadime, "Yoksa o olay sakatladı mı seni?.."
"Bana bi 10 gün daha yaklaşma.." diye cevap vermiş Temel, "Kafayı buzdolabına taktım..!"

Gazetede Yayınlanma Tarihi: 04.12.2008 Pazar

Temel Trende..

Temel, trenle seyahat ediyor, amacı uyuyarak yolculuğu kısaltmak, ama ne mümkün.. Tam yanında oturan 2 kişi yüksek sesle Hükümeti hayli eleştirmekte, dış borçlar, işsizlik, enflasyon, v.s..
Temel uyuyabilmek için adamlara susmalarını rica ediyor, başarılı olamayınca korkutmak için "Bakın beyler.." diyor, "Memleketteki her yer gibi bu tren de dinleniyor, ona göre... Her köşede dinleme aygıtları var.. Hükümeti eleştiren ciddi okkanın altına girer ha..!" Bu uyarı ikiliyi etkilemiyor, hatta Temel'e gülüyorlar ve daha ağır eleştiriler başlıyor..
Sonunda sabaha karşı 03'e doğru Temel tuvalete gitme bahanesi ile koşuyor kondüktöre
"Bana saat tam 03'te bir bardak su ve uyku hapı getirir misiniz?.." diye rica ediyor..
Koltuğuna dönüp oturur oturmaz da "Şu anda kompartımanımızı dinleyen görevli polisler.." diye bağırıyor, "Eğer beni duyuyorsanız saat tam 03'te 1 bardak su ve 1 uyku hapı gönderir misiniz?.. Çünkü burada habire politika konuşup beni uyutmayan 2 manyak var..!"
Adamlar konuşmaya devam ediyorlar, tam 03'te kondüktör elinde 1 bardak su ve uyku hapı ile içeri girince adamlar şoke olup konuşmalarını kesiyorlar ve Temel mutlu bir şekilde uykusuna dalıyor..
Temel sabah uyaninca konuskan iki yolcunun trende olmadigini farkediyor, sorunca konduktör ' Siyah gözlüklü ve siyah elbiseli adamların gelerek onları tutukladığını' söylüyor, " Yahu o zaman beni neden tutuklamadilar?.." diye merak ediyor Temel, " Bilmiyorum.." diye cevap veriyor kondüktör, " Ama sana bir ipucu, adamların şefi senin uyku hapı esprine bayılmış..!"

Gazetede Yayınlanma Tarihi: 26.12.2008 Cuma

Mobilyacı Temel

Temel’in çok büyük bir mobilya mağazası varmış. Bir gün bayi toplantısı için Rusya’ya gitmiş. Otelin resepsiyonunda kayıt yaptırırken çok güzel bir Rus kızı ile tanışmış.

İkisi de birbirlerinin lisanını bilmedikleri için Temel defter ve kalem almış, bir taksi resmi çizmiş deftere. Kız gülümsemiş, başını sallamış. Bir taksi tutup şehri birlikte gezmişler. Daha sonra Temel bir restoran ve bir masa çizmiş deftere. Kız tekrar gülmüş, başını sallamış ve güzel bir restorana akşam yemeğine gitmişler, şampanya içip havyar yemişler, dans etmişler.

Vakit hayli geç olunca kız eline kalemi almış deftere 2 kişilik bir yatak çizip gülümseyerek Temel’e vermiş.

Temel afallamış kalmış. Sonra da kızı bırakıp oteline dönmüş. Temel, onun mobilya işinde çalıştığını kızın nasıl anladığını hâlâ çözememiş düşünüp duruyormuş.

Gazetede Yayınlanma Tarihi: 13.11.2008 / Vatan Gazetesi, Can ATAKLI

Temel'in Şey'i..

Temel biraz Erkek Kedilik yapmak isteyince bir bara gitmiş orada tanıştığı gencecik tatlı fıstığı ayarlayıp bekâr evine götürmüş..
Kız da seks delisi çıkmaz mı?.. Sabaha kadar canı çıkmış Temel'in..
Ama güneş doğarken kız çığlık çığlığa "Daha istiyorum.. Bir daha..
Bir daha" diye bağırınca "Şu karşı benzinciden bir paket sigara alıp geleyim" bahanesi ile giyinip dışarı fırlamış. Benzincinin tuvaletine gitmiş, pisuvara yaklaşıp fermuarını açmış.. Birden şeyini bulamayınca paniklemiş.. Sonra başını hafifçe öne eğip
"Pissttt..!" demiş sessizce, "Kız burada değil.. Çıkabilirsin!."

Gazetede Yayınlanma Tarihi: 12.10.2008 Pazar

Bigi ve Temel..

Temel çok iyi eğitilmiş bir köpek satın almış, adı Bigi... Bigi, Temel’in her söylediğini anlıyor, hatta Temel eve telefon ettiğinde telefonun ilgili tuşuna basıp ahizenin karşısında havlayarak Temel’in sorularına cevap veriyormuş. Temel yine bir gün evi aramış, telefonu açan Bigi, “HAV...” demiş.

- Ula Bigi... Sen misin?

- HAV..!

- Fadime evde mi?..

- HAV..!

- Başka kimse var mı?..

- HAV...

- Ula kaç kişi var?..

- HAV, HAV...

- Ne yapıyorlar?...

- Hehehehehhhhhehhhh! (soluma sesi)

- Yahu ne zamandan beri?..

- UUUuuuuuuuuuuuuuuuuu..!

Gazetede Yayınlanma Tarihi: 30.07.2007 (Vatan Gazetesi, Can Ataklı)

Temel ve Otel..

Temel ilk defa büyük bir şehre geliyormuş, otele girişini yapmış, belboy bavulları almış, Temel delikanlıyı takip etmiş, içeri girip kapı kapandıktan sonra etrafını iyice kontrol etmiş sinirine hâkim olmaya çalışarak "Delikanlı" demiş, "Ben köyden geliyor olsam da bu aptal biri olduğum anlamına gelmez.. Bu otele iyi para ödedim.. Bana çok küçük bir oda verilmesini bir kenara bırakalım, ama bunun penceresi yok, televizyonu, dolabı yok.. Yatak yok yahu.. Delirtmeyin beni.."
"Efendim" demiş belboy saygılı bir ifadeyle, "Daha odanıza gelmedik.Bu asansör efendim!"

Gazetede Yayınlanma Tarihi: 13.08.2008 Çarşamba

Syndicate content