Laz Fıkraları
Karı - Koca Fıkraları
Diğer Fıkralar
Doktor Fıkraları
Rahip-Papaz Fıkraları
Hayvan Fıkraları
Sarışın Fıkraları
Bar Fıkraları
XXX Fıkralar
Kaynana Fıkraları
SEYAHAT ANILARIM
Sekreter Fıkraları
Rahip-Papaz Fıkraları
Köy Papazının Karısı
Rahip-Papaz FıkralarıFakir köy papazının karısı 250 dolara yeni bir elbise almış, “Nasıl yapabildin bunu?” diye sızlanmış papaz faturayı görünce.
“Bilemiyorum” diye cevap vermiş karısı “Vitrinde elbiseye bakıyordum, birden içeride onu üzerimde denerken buldum kendimi. Sanki şeytan içimden beni dürtüp ‘Ay şu elbiseye bak, onu mutlaka almalısın’ diye bana fısıldıyordu.” Papaz “Öyleyse onunla nasıl savaşılacağını biliyordun.” demiş “Ona ‘Git arkama şeytan’ deseydin.”
Karısı “Dedim” diye atılmış “O da ‘Ay, kız elbise buradan da harika görünüyor’ dedi!”
Vatan gazetesi, 07.03.2010 Pazar
Tanrının Ordusu..
Rahip-Papaz FıkralarıJohn kiliseden çıkarken herkesin tek tek elini sıkan rahip onu görünce sıktığı eli bırakmayıp onu kenara çekmiş ve “Tanrı’nın ordusuna katılsana John” demiş. “Ben zaten Tanrı’nın ordusundayım efendim?..” diye cevap vermiş John. “Ama sizi Noel’in dışında kilisede göremiyorum ki” demiş rahip. “Şşşşştt!” diyerek fısıldamış John, “Ben gizli servisteyim!”
Vatan Gazetesi, 21.02.2010 Pazar
Avukattan Bağış..
Rahip-Papaz FıkralarıKilise yönetimi, kasabanın en başarılı ve zengin avukatının şimdiye kadar kiliselerine hiç bağışta bulunmadığını fark etmiş ve adamı ziyarete gitmişler:
"Araştırmalarımız gösteriyor ki yıllık geliriniz en az 500 bin dolar, ama bunca yıl kilisemize tek bir kuruş bile bağışlamamışsınız..!"
Avukat bir müddet düşündükten sonra arkasına yaslanıp, "Şunları da araştırdınız mı?.." demiş, "Annemin yıllarca süren bir hastalıktan sonra ölmek üzere olduğunu ve hastane faturalarının onun gelirinin kat ve kat aştığını?.."
"Şeyy.. Hayır.."
" Veya ağabeyimin kör ve tekerlekli iskemleye mahkûm olduğunu ve gelirinin hiç olmadığını?.."
Kilise heyeti mahcup ve üzgün bir şekilde birbirine bakışmış..
"Kız kardeşimin kocasının trafik kazasında öldüğünü.."
Avukatın ses tonu sertleşmeye başlamış "Ve arkasında beş kuruşu olmayan 3 çocuk bıraktığını.."
"Hayır.. Hayır.. Bilmiyorduk.."
"Öyleyse, bunlara 5 para vermeyen ben, size neden kalkıp da bağışta bulunayım?.. Ha?.."
Sabah Gazetesi, 09.01.2009 Cumartesi
Günah Çıkarma Odası
Rahip-Papaz FıkralarıAdamın biri kilisede günah çıkarma odasına girmiş, bir bakmış ki bir duvar birbirinden çeşitli içkilerle dolu, diğer duvardaki rafta sıra sıra en kaliteli Küba puroları, tam o sırada içeriye kilisenin rahibi girmiş. “Özür dilerim peder” demiş adam, “Ben günah çıkarmayalı çok uzun bir zaman oldu. Ama görüyorum ki bugünkü günah çıkarma odaları eskisine nazaran çok daha cazip ve davetkâr bir hüviyete bürünmüş.”
Rahip öfkelenmiş: “Çık lan burdan burası benim tarafım!..”
Vatan Gazetesi 15.11.2009 Pazar
Yaşamın Anlamı Bu işte..
Rahip-Papaz FıkralarıKüçük Johnny bir elinde bir somun ekmek, diğer eli cebinde, bakkaldan gelirken köyün rahibi ona dini bir takım dersler verebilmek için yolunu kesmiş, "Biliyorsun değil mi Johnny.." demiş "Hepimiz elinde tuttuğun şey için yaşıyoruz, onun için gece gündüz didiniyoruz evladım.. Peki, öbür elinde ne var bakalım?.."
"Şeyy.." demiş küçük Johnny biraz şaşırarak, "Bir somun ekmek efendim..!"
Gazetede Yayınlanma Tarihi: 16.08.2009 Pazar
Domuz Yiyen Haham..
Rahip-Papaz FıkralarıYahudiler domuz yemez ya.. İşte ondan dolayı bir kasabanın "Gurme Haham'ı domuz etinin lezzetini merak etmekten adeta çıldırmak üzere, bulunduğu kasabada kimse görmeden, duymadan yiyebilmesi de imkânsız, hayli uzaklarda başka bir kasabaya gidip restorana oturmuş ve "Fırında Kızarmış Domuz" ısmarlamış..
Aksilik bu ya, Haham siparişini beklerken ayni kasabaya bir gezi düzenleyen kendi kasaba halkından bir sürü tanıdığı aynı restorana girmişler.. Tek başına oturan Haham'ı da davet etmişler, bizimki mecburen onların masasına oturmak zorunda kalmış ve beklenen o korkunç an gelmiş..
Garson masaya Haham'ın siparişini getirmiş.. Koca bir kayık tabağın üzerinde ağzına sıkıştırılmış bir elma konmuş nar gibi kızarmış bir domuz.
Bütün kasabalılar manzarayı görünce şoke olmuşlar..
"Yahu en enteresan bir servis şekli bu.." demiş Haham, "Sipariş ettiğim pişmiş elmayı sunuş şekillerine bakın!"
Gazetede Yayınlanma Tarihi: 12.06.2009 Cuma
Kilisenin Arka Bahçesi..
Rahip-Papaz FıkralarıPazar sabahı rahip haftalık vaazına "Baylar, bayanlar.." diye başlamış, "Geceleri kilisemizin arkasına arabaları ile gelen gençler için tedbir almamızın zamanı geldi de geçiyor bile.. Bu sabah baktım, abartmıyorum bıraktıkları bira kutularını eritip neredeyse bir otomobil yapabilmek mümkün.."
"Evet.." diye yaşlı bir bayan ayağa kalkmış, "..Ve bıraktıkları prezervatifleri de eritsek o otomobile 4 de lastik takabiliriz."
20.05.2009 Çarşamba
Vaazı Uzatırsan..
Rahip-Papaz FıkralarıKilisede uzun, bıktıran pazar söylevi sırasında yerinden kalkıp çıkışa doğru yürüyen adama "Hey, sen..!" diye bağırmış rahip, "Nereye?.." "Berbere tıraş olmaya efendim.." diye cevap vermiş adam..
"Buraya gelmeden neden kestirmedin saçını?.."
"O zaman bu kadar uzun değildi efendim..!"
Gazetede Yayınlanma Tarihi: 11.01.2009 Pazar
Rahibe ve Tecavüz..
Rahip-Papaz FıkralarıBir rahibe ıssız bir yerde yürürken adamın biri üzerine atlayıp onu çalılıkların arasına sürüklenmiş ve tecavüz etmiş, sonra da "Söyle bakalım..." demiş pantolonunun kemerini sıkarken, "Şimdi Başrahibeye ne diyeceksin?.."
"Yolda yürüyordum diyeceğim.." diye başlamış rahibe, "Üzerime biri atlayıp beni zorla çalılıkların arasına götürdü ve iki kere becerdi" diyeceğim.."
Ne ikisi?.. Bir be bir..!"
"Neden?.. yoruldun mu?.."
Gazetede Yayınlanma Tarihi: 10.01.2009 Cumartesi
Tanrım..!
Rahip-Papaz FıkralarıAnneanne, oynaması için torununu kumsala götürmüş, minik çocuk deniz kenarında kovası ile oynarken birden nerden çıktığı belli olmayan dev bir dalga gelmiş ve gitmiş, torun ortada yok..! Anneanne "Tanrım!.. Nasıl olur?.." diye ellerini gökyüzüne kaldırıp çığlık çığlıga ağlamaya başlamış.. "Sana kilisede yıllarca yakaran, mum yakan bana böyle bir acıyı nasıl tattırırsın??.."
"Tamam.. tamam.." diye kalın bir ses gelmiş yukardan, hemen yine aynı irilikte bir dalga kumsalda patlamış, minik çocuk hiçbir şeyin farkında olmadan aynı yerinde gülümseyerek tekrar oynuyormuş..
"Tanrım..??"
"Gene ne var?.."
"Şeyy.. Şapkası da vardı..!"
Gazetede Yayınlanma Tarihi: 29.11.2008 Cumartesi
